SATIŞLA BOKS, YA DA SUGAR REY ROBINSON

SATIŞLA BOKS, YA DA SUGAR REY ROBINSON

Satış ve boks gibi birbirinden bu kadar uzak ve farklı görülen iki ayrı uğraş, ya da iki ayrı meslek, nasıl olur da birbirlerine bu kadar yakın olabilirler?

Bir taraf yumruk atar, kafa göz yarar, diğer taraf el sıkar, gülümser, nezaket gösterir. Bir tarafta hükmeden bir görüntü işe yararken, diğer tarafta nazik, kibar ve güven veren bir intiba yaratmak, ön koşuldur.

Ancak her ikisinin de olmazsa olmaz üç ortak özelliği vardır (aslında çok daha fazladır) ve her zaman sonucu kesinlikle bunlar belirler.

Boksta genel geçer bazı kurallar vardır. İlgilenenler bilir. Atılan yumruğun rakibe etkisini göstermesi ve aynı zamanda da puan alması için, uyulması gereken 3 temel kural:

1- Yerine vurulacak.

2- Zamanında atılacak.

3- Ve bunlar çok hızlı yapılacak.
Şimdi bunları satışla alakalandıralım.

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
MÜSLÜMAN MAHALLESİNDEKİ SALYANGOZ !

MÜSLÜMAN MAHALLESİNDEKİ SALYANGOZ !

Satış mesleğine ilk adım attığım 90’lı yılların başlarında, müşteri portföyleri, kişisel ajandalarda, daktilo ile yazılmış sarı kâğıtlarda elden ele dolaşır dururdu. Ve çok kıymetliydiler. Her satışçının gizli hazinesi gibiydi bu bilgiler.

Bilgisayarın ancak bir elin parmağını geçmeyecek birkaç kurumsal şirketin bünyesinde olduğu dönemlerdi o günler. İletişim ağları bugün ki kadar yaygın değildi.

Şimdilerde bırakın bilgisayarı, herkes cebindeki telefonundan bile istediği bilgiye kolayca ulaşabiliyor. İstediği şirketin adres, telefon ve müşteri bilgilerine ulaşabiliyor.

Yüce “Google” sağ olsun 🙂

Özellikle bir şirketin bünyesinde uzun yıllar çalışmış olan satışçıların, iş değişikliklerindeki en büyük silahlarıydı bu listeler.

“Satışçı müşterisiyle vardır” gibi beylik laflar kabul görürdü. Şahsım adına o dönemde de bu lafı hiç benimsememiş biri olarak, kabul etmemiş olsam da, yine de prim yapardı müşteri gurubu olan satışçılar. Çünkü bilgiye ulaşmak zor ve çok maliyetliydi.

Bugün şirketler müşteri isimlerini “referanslarımız” başlığı altında internet sayfalarında bile yayınlıyorlar.

Hedef müşterileri bulmada İşler biraz daha kolaylaşmış gibi görünse de günümüzde rekabet her zamanki gibi işi zorlaştırıyor.

Hedef müşterilerimize ulaşmamızın en kolay yolu,” onu” en iyi şekilde tanımak ve tanımlamaktan geçiyor.

Ürünümüze ihtiyaç duyan ve/veya o ihtiyacı ortaya çıkarttığımızda “alıcı” pozisyonuna geçebilecek, satın alma gücü olan her kişi veya kurum, bizim aday müşterimizdir.

Amacımız, şirketimizin ticari yapısı ve ürün özellikleriyle uyum gösterebilecek ve hedeflediğiniz karlılığı sağlayabilecek, potansiyel pazar ve yeni müşteri guruplarına ulaşmak olmalıdır.

Fakat bazen bu hedeflediğimiz müşteri, kişisel hiçbir çaba sarf etmemize gerek kalmadan kapımızdan içeri girer ve ürünümüzle ilgilendiğini belirtir. Şartlar uygunsa da satış gerçekleşir. Keşke tüm müşterilerimiz böyle olsa.

Peki, nasıl bulacağız biz şimdi bu aday müşteriyi?

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn