AMİGDALAYA DİKKAT!

AMİGDALAYA DİKKAT!

Amigdala, şekil itibariyle bademe benzetildiği için, adını Yunanca badem kelimesinden alan bir organımız. Her biri, beynin bir tarafında olmak üzere, başımızın yan kısımlarında iki amigdalamız var.

Bir şeyi algıladığımız ilk birkaç milisaniye içinde bilinçsizce onun ne olduğunu anlamakla kalmayıp, ondan hoşlanıp hoşlanmadığımıza da karar verebiliyoruz. Bu bilişsel bilinçsizlik sadece gördüğümüzün kimliğini fark etmemizi değil, onun hakkında bir fikir edinmemizi de sağlıyor. Yani duygularımızın, akılcı zihinden bağımsız olarak görüş beyan edebilen, kendilerine özgü bir zihinleri var.

Yaşamımızdaki olayların bir kısmı, o anda yaşadığımız heyecan, korku, sevinç gibi duygularla harmanlanarak kayıt altına alınıyor.
Amigdala “üzüleceğine, güvende ol!” mesajı veriyor. Aynı zamanda da alt yazıyı okumaya çalışıp, bir türlü niyet taraması yapıyor.

Örneğin, amigdala bir korku sinyali aldığında, beynin her yerine acil mesajlar iletiyor. Savaş ya da kaç hormonları salgılanmaya başlıyor. Hareket merkezleri uyarılıyor, kardiovasküler sistem, kaslar ve hazım sistemi çalışmaya başlıyor. Amigdaladan gelen sinyaller, beynin sapına yüze korkulu bir ifade vermesini, kaslara gereksiz hareketleri dondurmasını, nabzı ve tansiyonu yükseltmesini, nefes almayı ise yavaşlatmasını emrediyor. Diğer sinyaller ise dikkati, korkunun kaynağında toplayıp, kasları uygun bir biçimde tepki vermeye hazırlıyor. Aynı anda korteksin bellek sistemleri bir düşünce oluşturmadan önce, böylesi bir durumla daha önce karşılaşıp, karşılaşılmadığını araştırıyor.