banner

Dile kolay çeyrek asır!

“Yönetim piramidinin tabanında, şirketin ‘piyade erleri’ yer alır. Bunlar her gün müşterilerle ilişki kuran ve işlemler hakkında en çok bilgi sahibi olan kişilerdir… “Gerçeklik Dakikaları – Jan Carlzon 

İlk profesyonel iş deneyimimi, üniversite son sınıfta stajımı yaptığım ve halen Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olan işletmenin, muhasebe bölümünde yaşamıştım. Muhasebe ve ben! Asla olmazmış. Oysa ne kadar da istemiştim o işi. İnsan, çok genç yaşlarda ne istediğini pek bilemiyor sanırım.

Bir yıl zor dayandım.

Akşama kadar masanın başında oturup, gelen evrakları o eski ve şimdi kullanılmayan devasa defter-i kebir ve kalamoza defterlerine işlemek, yevmiye kayıtlarını tutmak, beyannameleri hazırlamak ve mesai bitince de gün boyu oturmaktan uyuşan popomu sürükleye sürükleye eve dönmek, bana göre değilmiş. Hele bölümdeki arkadaşların ve neredeyse hepsinin, uzun süre oturmaktan kaynaklanan hemoroitleri yüzünden, oturdukları koltukların altına koydukları basur simitlerini görünce, uzun süre dayanamadım.

İstifa ettim.

Uluslararası bir şirketin, satış danışmanlığı görevine başvurduğumda, bu meslekle henüz profesyonel olarak tanışmamıştım. Lise ve üniversite yıllarımda komilik, garsonluk, düğünlerde, gecelerde saz çalmak, meyve halinde karpuz kamyonlarını boşaltmak, pazarlarda cam kavanoz satmak gibi harçlığımı çıkartmak için birçok işte çalıştıysam da bu başka bir şeydi.

1990 yılında, aday adayı olarak kabul edildiğim o şirketle birlikte mesleğe başlayalı, tam 25 yıl olmuş.

Dile kolay, çeyrek asır.

O günden bu yana bir meslek olarak kabul edip, birçok sektörde ve satışın her kademesinde çalıştım. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere, on beş binin üzerinde bire bir satış görüşmesi yaptım. Randevu almak için binlerce kez çevirdim telefonun tuşlarını. Milyon kilometreler kat ettim müşterilerimin peşinden. Mesleğimle ilgili, yüzlerce kitap, makale okuyup, onlarca eğitime, düzinelerce fuara, konferansa katıldım, eğitimler verdim ve bir o kadar da bu mesleğe insan yetiştirdim. Ve halen, uluslararası bir şirketin satış koordinatörü olarak, görevime devam ediyorum.

İyi ki o gün istifa etmişim. İyi ki bu mesleği seçmişim. Bugüne kadar, verdiğim en güzel kararlardan biridir bu.

Sana bir sır vereyim mi? Seni ne heyecanlandırıyorsa, o işi meslek edin. Böylece işe değil, oyuna gidersin.

Bugün geriye dönüp baktığımda, halâ o işte çalışıyor olsaydım eğer, göbeği sarkmış, motivasyonu düşük, emekli olacağı günü iple çeken ve muhtemelen dünyadaki çalışan insanların birçoğu gibi, sevmediğinden dolayı, her sabah homurdanarak ve ayakları geri geri basarak işine gitmek zorunda kalan, mutsuz, silik ama kesinlikle bir basur simidi sahibi olurdum.

Satış her şeyden önce kendine, değer ve önem vermeyi gerektiriyor.

Hayatım değişti.

Yazdıklarımın neredeyse tamamı, bugüne kadar bire bir sahada yaşadığım, okuduğum, aldığım eğitimlerde dinlediğim, ekip arkadaşlarımdan, yöneticilerimden öğrendiğim ve tecrübe ettiğim iş hayatımdaki piyasa deneyimlerimden oluşuyor.

Halâ, öğreniyorum. Halâ, yanlışlarımdan ders çıkartıyorum. İnsan, öğrenmeyi, merak etmeyi bıraktığı gün, ölüyor zaten.

Satış, son derece kompleks, her alıcıya göre değişkenlik gösteren ve sürekli kendinizi yenilemeniz gereken bir meslek. Yaptığım hataların başkaları tarafından da tekrarlanmasını istemiyorum. Bu yüzden tecrübelerimi, sizlerle paylaşmak istedim.

Bilgi paylaşılarak büyüyor, aktarılarak da daha kalıcı hale geliyor.

Bu kitabı yazarken, 25 yıllık tüm mesleki bilgi birikimimi, öncelikle satış mesleğini tercih eden ve bu meslekte bir kariyer planı olan, tüm meslektaşlarıma ve “her ne iş yapıyor olursa olsun,” satışın mutlaka içinde olmak zorunda kalan, tüm insanlara aktarmayı, amaç edindim.

Satış, insanın insana yaptığı bir eylem ve temelde de ikili ilişki kurma, geliştirebilme ve sürdürebilme yeteneğini esas alır. Bu yetenek ise, tüm insanların ve en az doğru bir iletişim kurabilmelerinin temel şartıdır. Bu yüzden satışı, herkes öğrenmelidir.

İşte bu kitap sana, tam da bunu öğretecek.

Eğer bir kelimeyi bile doğru aktarıp katkı sağlayabilirsem, amacıma ulaşmış sayacağım kendimi.

William Penn’in bir zamanlar söylediği gibi, “Hayattan bir kere geçmeyi bekliyorum. O nedenle, eğer gösterebileceğim bir nezaket ya da diğer insanlar için yapabileceğim iyi bir şey varsa, bunu ertelemek ya da ihmal etmek yerine, şimdi yapmalıyım. Çünkü bu yoldan bir daha geçmeyeceğim.”

 

Satın almak için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz:

www.dr.com.tr
www.kitapyurdu.com
www.pandora.com.tr
www.babil.com

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir